Nereden gıda alışverişi yapıyorum? Yediğiniz şey ilacınız olsun, doğal tarım yapan küçük çiftçiler yaşasın!

Gönüllü olarak çalıştığım ilk çiftlikte, toprağa gözü gibi bakan küçük üreticilere hayranlık duymuştum. Çok verim elde etmek adına, hem kendimize hem doğaya ne kadar eziyet ettiğimizi farkına varmak beni bugün olduğum yere getirdi. İstanbul’a döndüğümde kendime dedim ki: “sadece doğayı sevmekle olmuyor bu iş, çevreye ve toprağa zarar veren uygulamalara karşı doğal tarım yapanlara da destek olmak istiyorum”. Çünkü, küçük ve doğal tarım yapan çiftlikleri desteklemediğimiz sürece, yediklerimiz vücudumuz için ilaç değil, zehir olacak.

Yoldan rastgele 10 kişi çevirseniz hepsinin sağlıklı beslenme ile ilgili söyleyeceği bir şey olur. Karbonhidratı kes, şunu yeme, bunu bol tüket vs. Bu söylemler içerisinde ara öğünde elma yemek sağlıklı oluyor, ama o elmanın o kocaman yeşilliği ve parlak görüntüsü için en az sekiz kere ilaçlanmış olabileceği detayı pek önemli olmuyor! Kaçımız yediğimiz ya da yemekten çekindiğimiz şeylerin içeriği gerçekten sağlıklı mı, ekolojik tarım uygulamalarıyla mı yapılmış, nerede üretilmiş, kim üretmiş gibi detaylarla ilgileniyor acaba?  Bazı ürünlere karşı “gıda fobisi” oluşturduk adeta, ama kendimize seçtiğimiz “favori” gıdaların üretim şekliyle de ilgilenmeyi çoğu zaman ihmal ettik.

Etmeyin.

Bu hem sağlığınız hem doğa için çok önemli. Öyle, bir kıyafet gibi, anında ayna karşına geçip kendini gösteren bir şey değil bu sağlıklı beslenme. O yüzden üşengeçlik oluyor ve büyük mağazalardan hızlıca alışveriş yapıp geçiyoruz. Halbuki, küçük üreticiden birebir alışveriş yaptığında, hem sağlıklı besleniyoruz hem de ürüne yabancılaşmıyoruz.  Araya giren aracılar olmuyor ve bir samimiyetle, muhabbetle yapıyoruz alışverişi. Şu an soğuk kasalarla yapamadığımız alışverişi yapabiliyoruz…

Bir ses duyuyorum şimdi içinizden yükselen: “herkes kendi üretimine organik diyor, kime güveneceğiz?”. Yerinde bir soru. Bu sorunun yanıtı için benim de elimde bir reçete yok, ama neler yaptığımı size anlatabilirim, belki siz de buradan ilham alarak kendi yolunuzu çizersiniz. Bir de duyuyorum “ ürünler daha pahalı” diyorsunuz, ama inanın emek yoğun bir iş ve sabır. Doğa ve insan için…

“Yaşasın doğal ve aracısız yaşam!” diyorsanız,  işe öncelikle hangi mevsimde hangi meyve-sebze yenir sorusunun cevabını vermekle başlayalım.

Bunun için Buğday Derneği’nin hazırladığı listeye buradan bakabilirsiniz

Ayrıca, Sağlıklı Yaşıyoruz sitesi, Canan Karatay’ın “Karatay Mutfağı” kitabının İkinci Bölüm, Sayfa 85-94 arasındaki bilgilerden derleyerek “Hangi Mevsimde Ne Yenir” tablosu hazırlamış. Onu da buradan inceleyebilirsiniz: http://woto.com/mevsiminde-besinler . Zaten doğal üretim yapan yerlerde meyve/sebzeler zamanına göre çıkacağı için sipariş etmek isteniz de size temin edemezler 🙂

Mevsimine göre sebze/meyveyi biliyorsak hangi çiftliklerden alışveriş yapalım sorusuna gelebiliriz. Aşağıda yazdıklarım benim iletişimde olduğum ve sevdiğim çiftlikler. Tabii ki ekolojik üretim yapanlar sadece bunlar değil, listeyi genişletmek herkesin kişisel beklenti ve isteklerine bağlı.

Benim tercihlerimde önem verdiğim nokta, zararlı zirai ilaç kullanmayan, organik/ekolojik/doğal tarım yapan küçük üreticiler. Market zincirlerinden alışveriş yapmamaya büyük ölçüde özen gösteriyorum.

O zaman buyurun listeye;

  • Akyakadan: Benim ilk alışveriş yaptığım üretici kendisi. Nar ekşi favorim! ErişteIMG_3839lerini ve Yöresel Yağlı Zeytinlerini de seviyorum. Çok da tatlı bir Instagram hesabı var. Reçellerini denemedim, çünkü çoğu reçeli kendim yapıyorum ama eminim güzeldir. https://www.instagram.com/akyakadan/
  • Zeytinliboğaz Permakültür Çiftliği: Yeni keşfettiğim bir permakültür çiftliği. Her Pazartesi liste gönderiyorlar. Oradan ürünleri seçiyorsunuz, Perşembe-Cuma elinizde. Benim aldığım ve sevdiğim ürünleri: Salça, yoğurt ve yumurta oldu. Çok çeşitli bir ürün listesi var, başka ürünlerini de denemeye devam edeceğim. http://www.zeytinlibogaz.com/  https://www.instagram.com/explore/locations/421305126/zeytinlibogaz-permakultur-ciftligi/
  • Aysun the Sütçü: Çok fazla söze gerek yok. Bütüncül yönetim ve çiğ sütün bence en aysun-sut-01güzel örneği. Bana gönüllü çiftçiliği yaşatan ilk çiftliktir, Aysun Hanım’ın kırlarında özgürce koşan kızları favorim. Sipariş ve bilgi için thesutcu@gundonumu.biz.tr adresine mail atabilirsiniz. https://www.instagram.com/aysunthesutcu/?hl=tr
  • Sevinç Abla’nın Çiftlik: Çiftlikte çalışmış biri olarak herşeyine kefilim. Hele ki IMG_6012güneşte kurutulmuş salçası, bulguru (sarı buğday ve karakılçıktan), ekşi mayalı ekmeği (sarı buğdaydan olduğu için biraz sert, lezzetli), elması, sebzeleri ve pekmezi. Sevinç ablayı tanımak isterseniz, blogda yazdığım yazıyı okumak istersiniz. Sipariş için Sevinç Abla’nın Facebook’taki sitesinde telefon bilgilerinden, onunla iletişime geçebilirsiniz.
    Sevinç Abla’nın Çiftlik
  • Jade Çiftliği: Her Pazar ürün listesi geliyor. Benim aldığım ve sevdiğim ürünleri: Jade Balı, Menemenlik domates/biber sos, tam buğday unu. Ortak ürün listesinde ayrıca Eppek ve Koray’s Farm ürünleri de var. Eppek’in tüm ürünlerini severek tüketiyorum. Koray’s Farm’ın yumurtaları da çok lezzetli. Jade çiftliğinde taze sebzeler, salata ve sebze kutusu da var, ancak ben henüz sipariş etmedim. Ortak ürün listesine dahil olmak için: jade@jadeciftligi.com ’a listeye girmek istediğinizi belirten bir mail göndermeniz yeterli. https://www.facebook.com/jadeciftligi2012/
  • Tüketici Kooperatifleri – İstanbul’da yaşıyorsanız, sizi kooperatiflere de bekleriz. Mesela, Kadıköy Kooperatifi, BUKOOP. (Başka şehirleri bilmiyorum maalesef, en azından şimdilik). Benim arada alışveriş yaptığım yer Kadıköy Kooperatifi. Kendilerini şöyle açıklıyorlar: “İstanbul’da yaşayan ve doğal ürünlere aracısız ulaşmayı hedef alan tüketicilerin/türeticilerin oluşturduğu kooperatifiz.” BUKOOP ve Kadıköy Kooperatif’in dükkanları var, buradan alışveriş yapabilirsiniz. Bir güzel haber daha, Beşiktaş, Şişli, Koşuyolu’nda da Tüketici Kooperatifi Girişimleri var. Beşiktaş mesela geçen Şubat ayında içinde çeşit çeşit ürünlerin olduğu bir paket dağıtmıştı. Şişli Kooperatifi Girişiminin de dağıttığı bir kış paketi vardı… Bu girişimlerin, kooperatiflerin tanışma toplantılarına gidip oradaki insanlarla da tanışabilirsiniz 😊

http://bukoop.org/?p=976

https://www.facebook.com/KadikoyKoop/

https://www.facebook.com/BesiktasKoop/

https://www.facebook.com/siskoop/

  • Burada küçük üreticiler konusunda tek bir istisna yapmak istiyorum. O da zeytinyağı konusunda 😊 Zeytin hasadı zamanında çiftliklerinde gönüllü olarak çalıştığım ve zeytinyağlarını pek sevdiğim: Safitad. Nefaseti gerçekten çok güzel, tavsiyem tabii ki erken hasat, soğuk sıkım: https://safitad.com/
  • Buğday Derneği %100 Ekolojik Pazarlar: Buğday derneğinin rutin zirai ilaç kalıntı analizleri kontrollerinde kurulan bu pazarları ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Üretici listesi de internet sitelerinde var. http://ekolojikpazarlar.org/
  • Ben alışveriş yapmadım, ancak duyduğum aşağıdaki siteleri de incelemek isteyebilirsiniz.
    • Toprak Ana: http://toprakana.com.tr/index.php. Yakın zamanda alışveriş yapmak istediğim bir site. Türkiye’deki farklı bölgedeki üreticilerini, hangi ürünleri ürettiğini, üretim şeklini, yerel tohum kullanıp kullanmadığını görüp, sipariş verebiliyorsunuz. Ürünlerin gönderimini üretici yapıyormuş. Sitelerinde kendilerinden şöyle bahsediyorlar “Toprak Ana projesinin öncelikli hedefi e-ticaret değil. Kırsaldaki geleneksel değeri sürdürmek istiyoruz. Çabamız, insan ve doğa dostu tarımı desteklemek, bu felsefedeki üreticileri ve üretimleri tanıtmak, üretici-tüketici ilişkilerini güçlendirmek… Tek bir marka altında etiketlemeden; kimlikleriyle, olabildiğince şeffaf. Üreticinin ürünü kadar, üreticinin elini de tanımak, onun eline yaklaşabilmek… İnanıyoruz ki, tanımak dokunmaktır.”
    • Karahanoğlu Çiftliği: http://www.karahanogluciftligi.com/
    • Kır Çocukları: https://kircocuklari.wordpress.com/dogal-urunlerimiz/ Kendilerini şöyle tanıtıyorlar: “Tahtacıörencik köyünde doğayla uyumlu yaşam ve üretim pratiklerini uygulamaya ve yaygınlaştırmaya çalışan bir grubuz.”
    • Hakime Hanım Çiftliği: https://hakimehanimciftligi.com/Sayfa.aspx?Pid=2

IMG_1387

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Antep fıstığı dedi ki:

    Merhaba bir çiftliğin deli kızı,

    Yazınızı okudum. Bulanıklı bir yazı gibi geldi bana, bazı kısımları hoh’layıp temizlemek zorunda kaldım (ben mi titizim ne?), öyle içmeye devam ettiysem; de teşekkürler ederim. Şimdi hocahanım… Öncelikle… Yabancılaşma diyoruz da; neye yabancılaşma? Neye yabancılaşıyoruz Deli Kız, bu kısmı biraz netleştirebilir miyiz? Yazının buğulu bir parçasında okuduğum “.. küçük üreticiden birebir alışveriş yaptığında,.., ürüne yabancılaşmıyoruz.” söylemine takıldım kendimce. Alış-verişin kendisi zaten ürüne yabancılaşma değil midir? O güzelcecik doğa ürünlerinin ilk tohum aşamasından olgun meyvesini düşüreceği etaba kadar insanın bütüncül emeği olmadan yabancılaşmadan kurtulabilir miyiz? Yani “yeşil parayla”-“ ‘Garanti’nin yeşiliyle” değil de, doğanın yeşiliyle DOLAYIMSIZ bir ilişkiye girmemiz gerekiyor mu? Bu soruyu soracaktım öncelikle… Diğer başka sorularım da mevcut ama; diğer arkadaşların hakkını almak istemiyorum. Kristal berraklığında bir akşam dilerim! Teşekkürler.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s